İçeriğe geç

Ders Çalışıyorum Ama Başarılı Olamıyorum: Nerede Hata Yapıyorum?

Bir öğrenci saatlerce ders çalışmasına rağmen istediği sonucu alamayabilir. Konuları tekrar eder, soru çözer, deneme sınavlarına girer ancak netleri bir türlü beklediği seviyeye çıkmaz. Bu durumda öğrencinin aklına genellikle aynı soru gelir:

“Bu kadar ders çalışıyorum ama neden başarılı olamıyorum?”

Aslında sorun her zaman az çalışmak değildir. Bazen asıl problem yanlış çalışma yöntemi, plansızlık, eksiklerin fark edilmemesi, yeterli tekrar yapılmaması veya yanlışların analiz edilmemesidir.

Özellikle LGS ve YKS gibi uzun hazırlık gerektiren sınavlarda önemli olan yalnızca kaç saat ders çalışıldığı değil, bu sürenin ne kadar verimli kullanıldığıdır.

Çok Ders Çalışmak Başarı İçin Yeterli mi?

Ders başında geçirilen süre ile öğrenilen bilgi miktarı her zaman aynı değildir.

Bir öğrenci üç saat boyunca dikkati dağınık şekilde çalışırken başka bir öğrenci bir saat boyunca tamamen odaklanarak daha fazla öğrenebilir.

Bu nedenle;

“Bugün kaç saat ders çalıştım?”

sorusundan önce,

“Bugün ne öğrendim?”

sorusunun sorulması gerekir.

Verimli bir çalışma sonunda öğrenci hangi konuyu öğrendiğini, hangi sorularda zorlandığını ve hangi konuyu tekrar etmesi gerektiğini bilmelidir.

En Sık Yapılan Ders Çalışma Hataları Nelerdir?

Öğrencilerin başarılarını etkileyen bazı çalışma hataları oldukça yaygındır.

Bunların başında plansız çalışmak gelir. Öğrenci masaya oturduğunda hangi derse çalışacağını, kaç soru çözeceğini veya hangi konuyu tekrar edeceğini bilmiyorsa zamanının önemli bir bölümünü verimsiz kullanabilir.

Bir diğer önemli hata yalnızca konu çalışmaktır.

Konu anlatımını okumak veya öğretmeni dinlemek öğrenmenin önemli bir parçasıdır. Ancak öğrenci öğrendiği bilgiyi soru üzerinde kullanmadığı sürece konuyu gerçekten öğrenip öğrenmediğini anlayamayabilir.

Tersi de mümkündür. Konuyu yeterince öğrenmeden sürekli soru çözmek de öğrencinin aynı yanlışları tekrar etmesine neden olabilir.

Bu nedenle sağlıklı bir çalışma düzeninde:

Konu Öğrenme → Soru Çözme → Yanlış Analizi → Tekrar → Yeni Soru

döngüsü oluşturulmalıdır.

Konu Çalışmak mı, Soru Çözmek mi Daha Önemli?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü ikisi birbirini tamamlar.

Öğrenci öncelikle konunun temel mantığını öğrenmelidir. Ardından öğrendiği bilgileri farklı soru türlerinde kullanmalıdır.

Örneğin matematikte formülü ezberlemek tek başına yeterli değildir. Öğrencinin hangi soruda hangi yöntemi kullanacağını fark edebilmesi gerekir.

Türkçede de yalnızca paragraf çözme tekniklerini öğrenmek yeterli olmayabilir. Düzenli soru çözerek okuma, anlama ve yorumlama hızının geliştirilmesi gerekir.

Bu nedenle başarılı öğrencilerin çalışma düzeninde konu öğrenme ve soru çözme birlikte ilerlemelidir.

Sürekli Aynı Yanlışları Yapıyorsanız Sorun Nerede?

Bir öğrenci aynı konu veya soru türünde sürekli yanlış yapıyorsa yalnızca daha fazla soru çözmek sorunu çözmeyebilir.

Öncelikle yanlışın nedeni bulunmalıdır.

Yanlış cevap;

  • konu eksikliğinden,
  • soruyu yanlış okumaktan,
  • işlem hatasından,
  • dikkat eksikliğinden,
  • zaman baskısından,
  • soru tipini tanımamaktan

kaynaklanabilir.

Örneğin öğrenci matematikte sürekli işlem hatası yapıyorsa yeniden uzun uzun konu anlatımı izlemesi doğru çözüm olmayabilir.

Ancak temel kavramları bilmiyorsa yüzlerce soru çözmesi de yeterli olmayacaktır.

Bu nedenle yanlışların sayısından çok nedenleri önemlidir.

Yanlış Sorular Tekrar Çözülmeli mi?

Kesinlikle.

Birçok öğrenci yanlış yaptığı sorunun çözümünü gördükten sonra o soruyu öğrendiğini düşünür.

Oysa çözümü görmek ile soruyu kendi başına çözebilmek farklı şeylerdir.

Yanlış yapılan sorular belirli bir süre sonra yeniden çözülmelidir. Öğrenci bu kez soruyu yardım almadan çözebiliyorsa öğrenmenin gerçekleştiği daha güçlü biçimde söylenebilir.

Bu nedenle öğrencilerin bir yanlış soru defteri veya dijital yanlış takip sistemi oluşturması yararlı olabilir.

Amaç yanlışları biriktirmek değil, aynı yanlışı tekrar yapmamaktır.

Deneme Sınavı Sonuçları Nasıl Analiz Edilmeli?

Özellikle LGS ve YKS öğrencileri için deneme sınavları yalnızca puan veya net görmek amacıyla yapılmamalıdır.

Bir deneme sınavının asıl değeri öğrenciye nerede eksik olduğunu göstermesidir.

Deneme sonrasında yalnızca doğru ve yanlış sayılarına bakmak yerine şu sorular sorulmalıdır:

Hangi konularda yanlış yaptım?

Hangi sorulara gereğinden fazla zaman harcadım?

Bilmediğim için mi, dikkatsizlikten mi yanlış yaptım?

Yetiştiremediğim sorular oldu mu?

Hangi konuyu tekrar etmeliyim?

Örneğin öğrenci art arda üç denemede aynı matematik konusundan yanlış yapıyorsa burada tesadüften çok öğrenme eksikliği üzerinde durulmalıdır.

Deneme sınavı yalnızca öğrencinin seviyesini ölçmemeli, bir sonraki çalışma programını da belirlemelidir.

Öğrendiklerimizi Neden Unutuyoruz?

Bir konuyu bir kez öğrenmek o bilgiyi uzun süre hatırlayacağımız anlamına gelmez.

Özellikle sınav hazırlığı aylar sürdüğü için yılın başında öğrenilen konular zaman içerisinde unutulabilir.

Bu nedenle tekrar, ders çalışmanın vazgeçilmez parçalarından biridir.

Ancak tekrar yapmak her defasında konuyu baştan sona yeniden çalışmak anlamına gelmez.

Kısa konu özetleri, önemli notlar, yanlış yapılan sorular ve küçük testlerle düzenli tekrar yapılabilir.

Burada önemli olan aralıklı tekrar alışkanlığı oluşturmaktır.

Telefon Ders Çalışmayı Nasıl Etkiliyor?

Telefon öğrenciler için hem yararlı bir eğitim aracı hem de önemli bir dikkat dağıtıcı olabilir.

Öğrenci telefonundan konu anlatımı izleyebilir, soru çözebilir veya eğitim uygulamalarını kullanabilir.

Ancak ders sırasında sürekli gelen bildirimler, sosyal medya ve kısa videolar öğrencinin dikkatini çalıştığı konudan uzaklaştırabilir.

Öğrenci tekrar derse döndüğünde aynı odak seviyesine ulaşması zaman alabilir.

Bu nedenle ders çalışma saatlerinde telefonun mümkün olduğunca eğitim amacı dışında kullanılmaması daha sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturabilir.

Ders Çalışırken Mola Vermek Gerekir mi?

Uzun süre hiç ara vermeden çalışmak her öğrenci için verimli olmayabilir.

Dikkat seviyesinin düştüğü noktada masada oturmaya devam etmek, çalışma süresini artırırken öğrenme miktarını artırmayabilir.

Bu nedenle çalışma ve dinlenme süreleri öğrencinin yaşına, dikkat süresine ve çalışma alışkanlıklarına göre düzenlenmelidir.

Burada önemli olan molanın kontrolsüz şekilde uzamamasıdır.

Mola, çalışmayı bırakmak için değil, yeniden odaklanabilmek için verilmelidir.

Her Öğrenci Aynı Programla mı Çalışmalı?

Hayır.

Öğrencilerin bilgi seviyeleri, hedefleri, okul programları ve eksik oldukları dersler birbirinden farklıdır.

Matematikte zorlanan bir öğrenciyle matematikte yüksek net yapan öğrencinin aynı çalışma programını uygulaması doğru olmayabilir.

Bu nedenle çalışma programı hazırlanırken öğrencinin;

mevcut seviyesi, hedefi, eksik konuları, deneme sonuçları, okul programı ve günlük çalışma kapasitesi dikkate alınmalıdır.

İyi bir çalışma programı öğrenciyi programa uydurmaz; programı öğrenciye göre düzenler.

Yapay Zekâ Ders Çalışırken Kullanılabilir mi?

Günümüzde yapay zekâ öğrencilerin ders çalışma sürecinde önemli bir yardımcı haline gelmektedir.

Öğrenci anlamadığı bir konuyu farklı şekilde açıklatabilir, seviyesine uygun sorular hazırlatabilir veya yaptığı hatanın nedenini anlamak için destek alabilir.

Ancak burada önemli bir kural vardır:

Önce sen düşün, sonra yapay zekâdan destek al.

Öğrenci soruyu hiç düşünmeden yapay zekâya çözdürürse ödev tamamlanabilir fakat öğrenme gerçekleşmeyebilir.

Yapay zekâ cevap veren bir makine yerine öğrenmeye yardımcı olan bir araç olarak kullanılmalıdır.

Bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi için Liders Blog’daki “Yapay Zekâ Öğrencilerin Ders Çalışma Alışkanlıklarını Nasıl Değiştiriyor?” yazımızı da okuyabilirsiniz.

Başarı İçin En Önemli Şey Nedir?

Başarı genellikle tek bir yöntemin sonucu değildir.

Düzenli çalışma, doğru kaynak seçimi, öğretmen desteği, soru çözümü, tekrar, deneme sınavları ve yanlış analizi birlikte yürütülmelidir.

Ancak bunların üzerinde çok önemli bir unsur daha vardır:

Takip.

Öğrencinin yaptığı çalışmalar düzenli olarak değerlendirilmezse eksikler uzun süre fark edilmeyebilir.

Bu nedenle öğrencinin yalnızca ne kadar çalıştığını değil, çalışmalarının sonucunda ne kadar ilerlediğini takip etmek gerekir.

Liders’te Öğrenci Takibi ve Kişiye Özel Çalışma

Liders Eğitim Kurumlarında öğrencinin eğitim sürecini yalnızca ders saatleriyle sınırlı görmüyoruz.

Öğrencinin konu eksikleri, soru çözme durumu, deneme sonuçları ve çalışma alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Amaç öğrenciye sürekli olarak “Daha fazla çalış.” demek değildir.

Asıl amaç;

“Neye çalışmalısın, neden çalışmalısın ve nasıl çalışmalısın?”

sorularının cevabını öğrenciyle birlikte belirlemektir.

Çünkü bazen öğrencinin ihtiyacı daha fazla ders çalışmak değil, daha doğru ders çalışmaktır.

Sonuç: Çok Çalışmak Değil, Doğru Çalışmak

“Ders çalışıyorum ama başarılı olamıyorum.” diyen bir öğrenci öncelikle çalışma süresini artırmaya çalışmamalıdır.

Önce mevcut çalışma yöntemini değerlendirmelidir.

Konular gerçekten öğreniliyor mu?
Yeterince soru çözülüyor mu?
Yanlışlar analiz ediliyor mu?
Eski konular tekrar ediliyor mu?
Deneme sonuçlarına göre yeni çalışma planı oluşturuluyor mu?
Ders sırasında dikkat korunabiliyor mu?

Bu soruların cevapları öğrencinin başarıya ulaşmasının önündeki gerçek problemi ortaya çıkarabilir.

Unutulmamalıdır ki:

Başarı yalnızca daha fazla çalışmakla değil; planlı, düzenli, takip edilebilir ve doğru yöntemlerle çalışmakla gelişir.

LİDERS Eğitim Kurumları
Planla • Çalış • Takip Et • Başar

Kadıköy – Suadiye
531 837 07 93
liders.net.tr
Instagram: lidersegitim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir